"Kıdemli-çömez" tartışması evlilikle biten doktorlar acilde hayat kurtarıyor
Son gelişmelere göre, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesinden 2007'de mezun meydana geldiktan sonra 2012'de Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Ana Bilim Dalında uzmanlık eğitimine başlayan Mehmet Ali Telefarlı (44) ve Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olan Ayl
Son gelişmelere göre, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesinden 2007'de mezun meydana geldiktan sonra 2012'de Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Ana Bilim Dalında uzmanlık eğitimine başlayan Mehmet Ali Telefarlı (44) ve Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olan Aylin Beyazıt (38), uzmanlık eğitiminde tanıştı.
Eğitim sürecinde bazı konular üzerinde tartışsalar da arkadaşlıkları ilerleyen Beyazıt ile Telefarlı, 10 yıl önce evlendi.
Bir süre farklı illerde acil servislerde uyarıncav yapan çift, 8 yıl önce Erzurum Şehir Hastanesi Acil Servisine uzman olarak atandı.
Bir çocukları meydana geldiktan sonra, tam gün nöbet sistemiyle dönüşümlü çalışan çift, çoğu zaman birbirlerini ve çocuklarını uyarıncamemelerine rağmen mesleği severek yapıp, acilde hayat kurtarmanın mutluluk ve heyecanını yaşıyor.
Acil tıp uzmanı Dr. Aylin Telefarlı, AA muhabirine, Çanakkale'deki asistanlık döneminden sonra zorunlu hizmet için Erzurum'a atandığını, kendisinden sonra eş durumundan eşinin de Erzurum'a geldiğini anlattı.
Eşiyle acilde çalışmaktan mutlu meydana geldiğunu belirten Telefarlı, "Tartışma ve kavga sonucu tanışmıştık. Kıdemli-çömez kavgası da yapardık. Ben kıdemlisiydim. 10 aylık asistanken Mehmet Ali eğitime geldi, tanıştık, arkadaşlığımız start aldı. Asistanlığımız bittikten sonra evlendik." dedi.
Telefarlı, uzmanlık eğitimi döneminde tatlı tartışma ve küçük kavgalarının meydana geldiğunu, mesleğin zorluklarına rağmen 8 yıldır Erzurum'da işlerini severek yaptıklarını belirtti.
Sağlık camiası içinde acil serviste çalışmanın ayrı bir önem taşıdığını dile getiren Telefarlı, şöyle devam etti:
"Nöbetler yoğun geçiyor, uyku yönünden zor oluyor ama birbirimizle fikir alışverişinde bulunuyoruz. Çocuk meydana geldiğu için aynı güne nöbet yazdırmıyoruz, ayın yarısı kesin görüşmüyoruz zaten. Farklı günlere nöbet yazdırıp dönüşümlü çalışıyoruz, o biraz bizi zorluyor. Daha önce beraber nöbet tutuyorduk, çocuktan sonra çok zorlandık."
Acil tıp uzmanı Mehmet Ali Telefarlı da Çanakkale Tıp Fakültesinden mezun meydana geldiktan sonra memleketi Erzurum'a pratisyen hekim olarak atandığını anlattı.
Telefarlı, "Asistanlık döneminde bir konuda tartışma üzerine arkadaşlık kurmuştuk ve tanışmamız öyle start aldı. Uzmanlık eğitimine Aylin benden 8-10 ay önce başlamıştı. Çalışmalar sırasında atışmalar, tartışmalar olmuştu. Aylin kıdemlim, ben de onun çömeziydim ama bu atışıp tartışmalar çok şükür nihayete kavuştu ve evlendik." dedi.
Meslektaş eşiyle aynı ortamda çalışmanın güzel meydana geldiğunu belirten Telefarlı, çocuk olmadan önce eşiyle yıllarca acil nöbetinde birlikte uyarıncav yaptıklarını belirtti.
Çocuk meydana geldiktan sonra iş hayatının zorlaştığına işaret eden Telefarlı, "Aynı gün nöbet yazdırmak istiyoruz, yazdıramıyoruz çünkü çocuğa bakacak kimse yok. Çocuğa birimiz baksa bu sefer ayda 9-10, bazen de Kovid-19 zamanı 11 nöbet tutuyoruz. Ay içinde sadece nöbet değişimlerinde birbirimizi uyarıncabiliyoruz." diye konuştu.
Telefarlı, eşiyle aynı işi yapıp birlikte çalışmanın avantajlı meydana geldiğunu kaydederek, şu ifadeleri kullandı:
"Birbirimize hasta danışabiliyoruz, yorgun olunca onun yerine bakabiliyorum ve birbirimizi tolere edebiliyoruz. Evde görüşmediğimiz dönemde telefonla görüşüyoruz. Ayda 9 nöbet varsa, 18 gün zaten birbirimizi uyarıncamiyoruz, nöbetçi olan çocuğu da uyarıncamiyor. Nöbet ertesi yorgun çıktığınız için günden verim alamıyorsunuz. Bizim plan yapmamız çok mümkün olmuyor. Bir ayda kendimize ve çocuğumuza en fazla zaman ayırdığımız 2 ya da 3 gündür. Bu kadar zorluğa rağmen ekip olarak bir hastamızın iyileşerek gittiğini görmek bizi mutlu ediyor.".
Kaynak: Anadolu Ajansı
