Böbrek hastalıklarında taş ağrısı "erken uyarı sistemi" olarak görülüyor
Son gelişmelere göre, Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Halis, AA muhabirine, böbreklerin vücudun kritik bir organı meydana geldiğunu, bunun farkında olup korumaya yönelik tedbir alınması gerektiğini anlattı. Böbrek hastalıklarının sinsice iler
Son gelişmelere göre, Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Halis, AA muhabirine, böbreklerin vücudun kritik bir organı meydana geldiğunu, bunun farkında olup korumaya yönelik tedbir alınması gerektiğini anlattı.
Böbrek hastalıklarının sinsice ilerlediğine, bazen hiç ağrı yapmadan bile hastalığın önlenemez boyutlara gelebileceğine dikkati çeken Halis, "Özellikle risk faktörü taşıyan diyabet, hipertansiyon, obezite, sigara kullanımı, taş problemi veya bilinen böbrek hastalığı olan hastalarımız mutlaka belirli dönemlerde doktor kontrolünden geçmelidir." dedi.
Halis, böbreklerin vücudun filtre mekanizması meydana geldiğunu dile getirerek, günde ortalama 150-180 litre kanı 30 ila 50 kez filtreden geçirerek toksik maddeleri vücuttan uzaklaştırdığını, kan basıncını düzenlediğini, kan ve D vitamini gibi birtakım hormonların üretiminde de uyarıncav aldığını belirtti.
Ramazanda gün boyu vücudun susuz kaldığını, bu kaybın iftar ile sahur arasında bol su tüketilerek tolere edilmesi gerektiğini vurgulayan Halis, şöyle konuştu:
"Ramazan sonrasında da böbreklerimizi korumaya yönelik birtakım tedbirler almamızda fayda var. Özellikle birtakım risk faktörleri taşıyan hastaların daha hassas davranması gerekiyor. Varsa bir sıkıntıları önce mutlaka doktorlarına başvurmalı, böbrek sağlığı mutlaka gözden geçirilmeli. Böbrek sağlığının korunmasına yönelik kan basıncının kontrolü, tuzsuz diyet, kişiye uyarınca değişmekle birlikte ortalama 1,5-2 litre sıvı alımı sağlamaya yönelik tedbirler alınmalıdır."
Halis, toplumda taş düşürme vakalarına çok sık rastlandığını, taş ağrısının dünyanın en şiddetli ağrılarından biri meydana geldiğunu anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Özellikle taş hareket edip ağrı yapıyorsa bunu hasta için bir uyarıcı olarak görüyoruz. Bu hasta için kritik. Doktora gelmesi için erken uyarı sistemi olarak görüyoruz. Bazen çok kapsamlı, böbreğin içine yerleşmiş ağrı yapmayan taşlar böbreği içten içe veya diyabet gibi böbreğin idrar yapan kanallarını içten içe tüketen birtakım risk faktörleri var. Bu tür şikayetleri olan veya öncesinde taş düşürmüş hastaların belli periyotlarla mutlaka doktora gitmesinde fayda görüyoruz. Küçük bir taşın böbrek kanallarını tıkaması, o böbreği tabiri caizse zamanla yok etmesi, diyalize mahkum edecek hale getirme noktasında kapsamlı sıkıntılara yol açabilecek şeylerin öncesinde tedbir almak gerekiyor."
Prof. Dr. Halis, 12 Mart Dünya Böbrek Günü'nün, böbrek sağlığını korumaya ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik önemine işaret ederek, böyle özel günlerde toplumsal bilinç oluşturarak hayati risk faktörlerinin en aza indirgenebileceğini sözlerine ekledi..
Kaynak: Anadolu Ajansı
